.:.  HOŞGELDİNİZ .:.

 

  Bugün; 08 / 09 / 10
 

 

            Bilindiği gibi Sağlık Bakanlığı, bir önceki dönemde aynı kadro tarafından hazırlanan yönetmeliği, kendince bazı  nedenlere dayandırarak ( kaynak israfı ve doktor tasarrufu gibi ),  4 yıl sonra iptal etmiştir. Çıkarılan yeni yönetmelikle bizlere gösterilen çözüm yolları belirsizlikler taşımaktadır. Yoruma açık ifadeler ve muğlak çözümler haklı endişemize yolaçmıştır. Hekimin muayenehanesinde uygulama yapmasının imkansız kılınması, muayenehanelerde uygulama yetkisi verilse de burada yapılacak işlemlerin sonradan yayınlanacak tebliğlerle sınırlandırılacak olması, girişimsel tıbbi işlem listesinin neleri içerdiği henüz belli değildir.

            Sağlık konularında bütün sorumluluğu taşıyan biz hekimlere danışmaksızın, tartışmaksızın, nedeni belirsiz bir gizlilik içinde, hastalarımızın sağlıklarını koruma ve geri kazanım şekillerini, bizlerin hayatını etkileyecek önemli değişiklikler, maalesef uygulamaya konulmaktadır. Bu yeni yönetmeliğin bizleri çok ciddi maddi ve manevi zararlara sokacağı açıktır. Herkes kadar devlet güvencesi altında olan biz medikal estetik alanında hizmet veren hekimler,  bu sektöre yatırım yapan girişimciler ve tüm personelimizle  birlikte onların aileleri, hatta bu sektörü destekleyen firmalar bile mağdur olacaklardır.Ancak, bunların hepsinin önüne koyduğumuz, iştigal ve uzmanlık alanı ayrımı yapmaksızın, hekimin özgürce mesleğini icra etmede karşılaşacağı kısıtlamalar ve zorluklardır. 1928 yılından bugüne tababetini yasadan aldığı hak, yetki, sorumluluk ve güvenceyle icra eden hekimin, çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmış hiçbir ülkede örneği dahi olmayan bir uygulamayla sınırlandırılması asla kabul edilebilir değildir. 

            Demokratik hukuk devletinde yaşamanın bazı kuralları vardır. Özverilerle geleceğimiz adına devletin kurallarına uyarak icra ettiğimiz mesleğimizin çeşitli unsurları bu kadar kolay değiştirilebilir olmamalıdır. Türk hekimi değişime de, ülkesinin ihtiyaçları doğrultusunda her zaman olduğu gibi fedakarlığa da, zorunlunluluklara uyum sağlamaya da gönüllüdür.  Ancak bugün yaşanan haksızlığı sindirmesinin  ne ölçüde mümkün olacağı tartışmalıdır.

            Medikal Estetik Derneği olarak yaptığımız  titiz çalışma ve dizi görüşmeler sonucu ulaştığımız noktada, hukuki haklarımızın savunulması, mağduriyetimizin giderilmesinde vekilliğimizi üstlenmesini  uygun gördüğümüz hukuk bürosu sahibi Av. Hasan Türkoğlu ve kıymetli bilgisinden yararlandığımız  A.Ü.Hukuk Fakültesi Dekan Yrd. İdari Hukuk Profesörü Ali Ulusoy’un  tavsiyelerine göre;

 

           1- Bütün kanuni haklarımızı kaybetmemek için, bu yönetmeliğin bizleri  ilgilendiren maddelerine  60 gün içinde iptal davası açmak zorunluluğumuz bulunmaktadır.

( 30 gün kaldığının bilinmesi gereklidir! )

2- Danıştay’a göre; mevcut yönetmelikle ilgili olarak yürütmeyi durdurma alabilmemiz için başvurduğumuz anda mağduriyetimizin olması gereklidir. Verilen iki yıllık süre göz alınarak yürütmeyi durdurma istemi reddedilebilir. Bu nedenle güzellik merkezi olmadan muayenehanede bu işlemleri yapan meslektaşlarımızın mağduriyetleri, şu andan itibaren mevcut olduğu için, bu grupta yer alan arkadaşlarımızın da davaya katılması gereklidir.

3- İşyeri sahibi olmayan ve güzellik merkezlerinde çalışan medikal estetik hekimleri ya da hiçbir merkezde çalışmayan medikal estetik hekimleri de medikal estetik hekimliği sertifikalarının geçerliliğini yitirmesi sonucu oluşan hak ve maddi kayıplarını yönetmeliğe karşı idari dava açarak savunmak zorundadırlar.

4- Güzellik merkezi yatırımcılarıayrı zararlara sahip mağdurlardır; yatırımlarını talep etmek gibi, kazanılmış ticari hakları vardır. Yatırımcılara yayınlanan yeni yönetmelikle çıkış yolu da gösterilmeden sadece güzellik salonuna dönme konusunda açık kapı bırakılmıştır. Oysa salonlarda tıbbi işlem yapılamayacağı için mevcut merkez sahiplerine işletmelerini kapatmaktan başka çıkar yol kalmayacaktır ve bu durum kazanılmış hakların ihlali anlamını taşımaktadır.

 

5- Açılacak davanın kaybedilmesi halinde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine kadar gidebilmek için iç hukuk yollarının tüketilmesi gerekliliği bulunduğundan mevcut yönetmeliğe karşı dava açmak kaçınılmazdır.Davaya katılmayan arkadaşlar ve yatırımcılar iç hukuk yollarını kullanmadığı için hak talep edemeyeceklerdir.

6- Danıştay’a haklılığımız, doğru ve başarılı bir şekilde anlatılabilirse, yönetmeliğin ilgili maddelerinin iptali söz konusu olacaktır.

7- Tıp merkezlerine tanınan süre ile bizlerininkinin farklılığı ayrı bir eşitsizlik sorunudur. Yalnız bu uyum süresindeki adaletsizliğin giderilmesi dahi önem arz etmektedir.

8- Diğer dernek, sağlık kuruluşu ve uzman doktorların açacakları davalar ile hukuki tezimiz güçlenecektir.

9- Mağdur olmuş davacı sayısının çok oluşu Danıştay’ın bakış açısınıetkileyecektir.

11-Davayı beraberce açmamız, güçlü bir savunma oluşturacak, takip ve koordinasyonu sağlayacaktır.

12-Ayrıca hepimizin kendi başımıza açabileceğimiz davalardan daha ekonomik olacaktır.

 Herkesin kişisel de olsa, ayrı ayrı hukuk mücadelesine girmeleri de gerekse bunun da bir yol olduğu açıktır. Tabi ki içine sindirebilecek ve kanuni haklarını kaybetmeyi göze alacak olanlar için bir yol da, davanın manevi ve maddi yükünü birkaç öncüye bırakmak ve gölgelere sığınarak yürümektir. Bunun olmamasını temenni ediyor ve birlikte hareket etme refleksine sahip olduğumuzu görebilme umudunu taşıyoruz. Katılımınızı bekliyoruz.Saygılarımızla...

 

MEDİKAL ESTETİK DERNEĞİ ©2006
Nispetiye Cad. Erdolen İş Merkezi No.38/14 1. Levent / Beşiktaş / İSTANBUL
Tel: 0 212 284 84 14 Fax: 0 212 284 84 15