.:.  HOŞGELDİNİZ .:.

 

  Bugün; 08 / 09 / 10
 

“AYAKTAN TEŞHİS VE TEDAVİ YAPILAN ÖZEL SAĞLIK KURULUŞLARI HAKKINDA YÖNETMELİK TASLAĞI”

 

üzerine görüşler 

 

KANUNLAR ÇERÇEVESİNDE BAKIŞ;

Güzellik Merkezleri,  kanunlarca tanımlanan haklara göre hizmet veren özel sağlık kuruluşlarıdır.

Bu haklarını;

             “ 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının icrasına dair Kanuna “ göre, tabiblerin mesleğini serbestçe icra etmesine dair ilgili maddelerden hareketle,

            “ 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Kanunu “ madde 3-b bendi (…kaliteli hizmet arzı ve verimliliği esas alınır. Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı ilgili Bakanlığın muvafakatını alarak, kamu ve özel bütün sağlık kurum ve kuruluşlarına koruyucu sağlık hizmeti görevi verir ve bu kurum ve kuruluşların bütün sağlık hizmetlerini denetler )hükmüne göre

            “ 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Kanunu “ madde 3-d bendi (Sağlık kurum ve kuruluşları, kişilerin hekim ve sağlık kuruluşunu seçme hakkı kısıtlanmaksızın sağlık hizmet zinciri oluşturulacak şekilde düzenlenir) hükmüne göre,

“ 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Kanunu “ madde 3-e bendi (Tesis edilecek eğitim,denetim, değerlendirme ve oto kontrol sistemi ile sağlık kuruluşlarının tespit edilen standart ve esaslar içinde hizmet vermesi sağlanır) hükmüne göre,

“ 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Kanunu “ madde 3-i  bendi (…Çağdaş tıbbi bilgi ve teknolojinin ülkeye getirilmesi ve teşviki sağlanır.) hükmüne göre

“ 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Kanunu “ madde 9-c bendi (…hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususlar Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, çıkarılacak yönetmelikle tespit edilir) hükmüne göre,

“Tibbi Deontoloji Nizamnamesi “ ilgili maddelerine göre,

“6023 sayılı Türk Tabibler Birliği Kanunu” nun 4.madde – b bendine göre(Azalarının maddi ve manevi hak ve menfaatlerini korumak…) hükmüne göre,

“1981 Lizbon Bildirgesi” ilkelerine göre,

“Hasta Hakları Yönetmeliği” ilgili maddelerine göre,

“Hekimlik Meslek Etiği Kuralları” ilgili maddelerine göre,

“4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun” ilgili maddeler hükmüne göre,

“6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu “ ilgili maddelerinin hükümlerine göre,

“818 sayılı Borçlar Kanunu “ ilgili hükümlerine göre,

  tanzim edilmiş,  ilgili kanun maddelerinden alır.

HASTA HAKLARI  ÇERÇEVESİNDEN  BAKIŞ

Hasta memnuniyeti, hastaların vaz geçilemez beklentisidir.Hasta mennuniyetinin ilk koşulu, doğru bilgilendirmedir.Doğru bilgilendirme, doğru teşhis ve doğru tedavi için, sadece doktor olmak yeterlidir.Doktor dışı güzellik uzmanı v.b herhangi bir sıfatla işlem yada tedavi yapan. kişi veya kurumlar hasta haklarına aykırı, sağlık anlayışına aykırı bir tutum sergileyerek, insanlara zarar vermektedirler.Bu zararlar bugünkü yüksek teknolojiler sayesinde, geri döndürülemez ve derin sorunlara neden olmaktadır.Hastaların sağlık güvencesi devletin elindedir.Bu hastaların ehil olmayan ellere bırakılmasının açıklanabilir yanı yoktur.

Güzellik merkezleri sayesinde, bu güne kadar dikkat edilmemiş hijyen, tıbbi disiplin, yüksek standart, yeterli ve etkin tedaviler oluşmaya başlamıştır.Bu merkezlerdeki hekimler, yüksek teknolojileri hastaların hizmetine açarak, daha etkin sonuçları daha da ucuza vermeye başlamışlardır.Ülkemizdeki güzellik hizmetleri, doktorlar sayesinde kalite, hız, verimlilik kazanmıştır.Doktorların hizmetten alıkonması durumunda, bu hizmetlerin yeniden bozulması söz konusu olacaktır.Talepleri yerine getirmek adına, doktor dışı kişiler her şeye rağmen riskler alabilirler ve spekülasyonlar, yozlaşmalar söz konusu olabilecektir.

Hasta bilinci giderek artmaktadır.Bugün talep edilen ve yüksek tenolojiler sayesinde verilebilecek tedaviler, güzellik uzmanlarının bilgi, deneyim ve yetkilerini aşmaktadır.Taslak yönetmelik bu konuda eğitim almış hekimleri, hizmetten men ederek, hastaları eğitimsiz, yetkisiz, sağlık riski oluşturacak  kişi ve uygulamaların ortamında bırakacaktır.

Hastaların mevcut düzene göre, bir plan ve program çercevesinde almaya başladıkları uzun süreli tedaviler söz konusudur.Tedavi hizmetleri almaya geldikleri bu güzellik merkezlerinde, tedavileri yarım kalarak, ortada bırakılmaya itilecektir.Hem hasta hakları hem de hekim etiği için onulmaz yaralar açılacaktır.

Hastaların, hekim seçme özgürlüğü yasalarca güvence altındadır.Ancak, Güzellik ve Estetik  Merkezlerinin kapatılması sonucunda hastaların bu hakları da ellerinden alınmış olacaktır.

Güzellik merkezlerindeki hizmetler mahremiyet ve gizlilik ilkesi gerektiren işlemlerdir.Birçok hasta buralara gelmelerinin duyulmasını, bilinmesini istememektedirler.Bu hastaların gizlilik beklentileri sakatlanacaktır.

 

HEKİM  HAKLARI  ÇERÇEVESİNDEN  BAKIŞ

Güzellik ve Estetik Merkezleri, arz talep denklemi içersinde, kaliteli sağlık hizmeti vermek adına yapılanmış kuruluşlardır.Bu gün ileri teknoloji sayesinde, güzellik ve estetik kapsamlı birden çok tıbbi işlem, non-invaziv olarak yapılabilmektedir.Dünyanın birçok yerinde, artık cilt ve cilt altı dokulara estetik ve güzellik adına yapılan işlemlere doktorlar bakmakta yada doktorlar nezaret etmektedirler.Hergün ilerleyen tıp ve tıp teknolojileri sayesinde, eğitim kurumlarında ne yazık ki bu amaca hizmet eden ve  bir disiplin altında verilmeyen yepyeni tedavi  prosedürleri oluşmaya başlamıştır.Bilginin kontrol edilemez hız ve çeşitlilikte yayıldığı günümüzde, sadece eğitim kurumlarının mevcut  müfredatlar çerçevesinde ihtiyaçlara cevap vermesi beklenemez.Mezuniyet sırasında alınamayan birçok eğitim, yeni tedavi prosedürleri ve fırsatları, mezuniyet sonrası özel ilgi ve emek ve disiplinle edinilir hale gelmeye başlamıştır.Estetik ve güzellik adına, güzellik uzmanı sıfatındaki MEB kursları kökenli kişilerin üstesinden gelemeyeceği, sorumluluğunu alamayacağı çok önemli, cilt ve cilt altı dokularına müdahale edilen yepyeni tedaviler üretilmiştir.Bu tedavileri ancak doktor olma disiplini altında göğüslemek mümkündür.Bu konuda fakültelerimizde ve eğitim hastanelerimizde böylesi bir ayrı disiplinde eğitim söz konusu olmadığından, bu tedavileri önceleri doktor dışı insanlar vermeye başlamış ve tıbbi sakıncalar doğması söz konusu olmuştur.Tam bu dönemde arz ve talebi, bilimsel ve tıp kökenli bir düzleme getiren doktorlar olmuştur.

Pratisyen hekimlerin doktor sayılmadığı anlayışı topluma egemen olmaya başlamıştır.Bu taslak yönetmelikle bu anlayış, bizzat bakanlığımız eliyle toplum seviyesinde adeta perçinlenecektir.

Her insanda olabilecek özel girişim hürriyetini belirli bir meslek grubuna yasaklamak özellikle hekim-hasta ilişkisi gibi karşılıklı güven ve iletişime dayanan çok nazik bir alan üzerinde olumsuz etkilere yol açabilecektir. Kendisine güvenen başarılı bir hekimin  özel çalışma istek ve çabasının önündeki tüm kısıtlayıcı engellemeler aslında yetişmiş insan gücünün bir tür israfı demektir.

Mevcut özel hastanelerdeki fiziki şartların, daha özel ve mahremiyet getiren estetik – güzellik tedavileri şartları sağlanmadan, güzellik merkezlerinde çalışan hekimlere teşhis - tedavi yasağı getirilmesi rekabet açısından uygun değildir. Şartlardaki yetersizlik güzellik merkezlerindeki hekimleri bazı hastalar için özel hastanelerde veya tıp merkezlerinde çalışmaya zorunlu kılmaktadır.

Güzellik merkezleri, ileri teknoloji içeren non-invaziv işlemlerle hizmet vermektedirler.Bu hizmetlerin cihazları yüksek bedelli olduğundan, yatırım maliyetleri oldukça yüksektir.Bu yatırımları yapmış hekimler büyük bir zararın eşiğine düşecektir.

Ülkemizde fazlaca sağlıksız verilen güzellik ve estetik amaçlı hizmetleri, bu süreçte ele alan doktorlar bu konudaki büyük bir yanlışın önüne geçmeye başlamışlar, hastaları düzenli bir bilinçlendirme faaliyetine sokarak, bu güne kadar sağlıkçı olmayan kişi ve kurumların elinde sömürülen, yanlış bilgilerle kafaları karıştırılan hastaların zarar görmesi engellenmiştir.Bu düzenli bilinçlendirme sayesinde, dermatologlar ve plastik cerrahlar daha fazla hasta ile tanışır ve/veya daha fazla doğru işlerle uğraşır hale gelmişlerdir.Yetişmiş insan gücünün israfı ve gereksiz endikasyonlarla uğraşması yerine, bilinçli olarak doğru işler ve hizmetler verilen hastalara kavuşmak söz konusu olmuştur.Bu süreçte, estetik ve güzellikle uğraşan hekimlerin önü kesileceğine, bu yönetmelikle daha fazla denetim, daha fazla standart, daha fazla eğitim şartları getirilerek, doktorların önü açılmalıdır.

Hekimin aleyhine olan hastanın da aleyhinedir.

SAĞLIK SORUNLARI  ÇERÇEVESİNDEN  BAKIŞ

Dünyada, güzellik ve estetik amaçlı hizmetler giderek ve artarak talep edilmektedir.Sağlık “ kişinin bedenen, ruhen ve sosyal olarak tam bir iyilik hali” şeklindeki tanımlama gibi, insanlarımız iyi olma hali için giderek estetik ve güzellik konularına ağırlık vermektedirler. Sağlık güzellik tanımlaması ile iç içe geçmeye başlamıştır.Eskiden sadece A grubu gelir seviyesindeki insanların satın aldığı bu hizmetler, yaşam standartlarının artması, ömür süresinin uzaması,  yüksek teknolojiler sayesinde, birim maliyetlerin giderek düşürülmesi sebebi, aidiyet kültürünün artması ve toplumsal etkileşimlerle bu gün B grubu ve C grubu gelir seviyesindeki kişilerin talepleri haline gelmeye başlamıştır.

Artan talebi yerine getirmek, doğru kişilerce sağlanmalıdır.Bu doğru kişiler tıp eğitimi almış hekimlerden başkası olamaz.Bu hizmetler, bu tedaviler tıp dışı kişilere bırakılamaz.Giderek artan taleplerin doğru biçim, kişi ve ortamlarda verilmemesi durumunda çok yakın zamanda ciddi sağlık sorunlarının baş göstermesine neden olabilecektir.

Arz talep bazında, bugün talep edilen tıbbi işlemlerin yapılmasını sağlayan birçok cihaz eğitim hastanelerinde ve fakültelerde bulunmamaktadır.Hekimlerin bile mezun olması bu hizmetleri vermeye yetmediği, birçok dermatolog ve plastik cerrahın adını bile duyamadıkları cihaz ve malzemelerle verilen bu hizmetlerin, doktor dışı kişilere bırakılması çok büyük sakıncalar doğuracaktır.

Hastalar doğru işleri doğru kişilerden doğru biçimlerde almak istiyorlar.Bunu karşılamak ancak doktorların işidir.

  DEVLET  ÇERÇEVESİNDEN  BAKIŞ

 

Güzellik merkezleri, kaliteli sağlık hizmeti vermek adına yüksek değerde yatırımlar yapıyorlar.Bunun karşılığını oluşturmak için de hasta memnuniyetine odaklı çalışıyorlar.Bu yüzden her merkezde birden çok personel istihdamı bulunuyor.Bu merkezlerde hatırı sayılır miktarda işçi çalıştırılmaktadır.İstihdam açısından etkili bir seviye taşımaktadırlar.

Bu merkezler, vergi gibi yüksek değerde artı değer üretmektedirler.

TALEP VE ÖNERİLERİMİZ

1)      Merkezlerin, standartları yeni yönetmelikle artırılmalıdır.Spekülasyonlar önlenmelidir.

2)      Merkezlerin, adı güzellik salonu ile benzerlik çağrıştırmasın isteniyorsa, merkez yerine “klinik” adı verilebilmelidir.

3)      Bu kliniklerin denetim prosedürleri artırılmalı, daha sıkı denetlenebilmelidir.Standartları düşük veya yerine getirilmemiş merkezlere çalışma izni verilmemelidir.Bu denetlemelere, dernek olarak katılmak ve çalışmalara sorumluluk alarak dahil olmak talebimizdir.

4)      Bakanlıkça tarif edilmiş asgari ücret tarifnamesi olmalıdır.Haksız rekabet önlenmeli, kalitesiz sağlık hizmetinin önü kesilmelidir.

5)      Tıp fakültesi mezunu olmak, estetik ve güzellik sıfatlı hizmetler vermeye, bu konuda  doktorluk yapmaya yeterli olmalıdır.Zira tıp fakültesi eğitim formasyonu yetersizdir sonucu, hekimlik mesleğine ve tıp fakültelerine gölge düşürücü bir durum yaratacaktır.Acil servislerde, hastanelerde, sağlık ocaklarında hizmet veren, onlarca çeşit hastalıkla boğuşan hekimlerin, daha da basit sayılabilecek estetik güzellik uygulamaları yapamıyor oluşu açıklanamaz.

6)      Mevcut merkezlerin doktorları, bakanlığın güvencesinde ve yönlendirmesinde, eğitim hastaneleri ve/veya fakülteler bünyesinde  hızlandırılmış “uyum eğitimi programına” tabii tutulmalı, bundan sonra medikal estetik hizmet eğitimi alacak olanlara uzun süreli, doktoru iş ve gücünden bırakmayan ( bir yıl süren )  bir eğitim programı verilmelidir.Bu eğitim programlarına dernek olarak katılmak, katkıda bulunmak talebimizdir.

7)      Mezuniyet sonrası eğitim adı altında, katılınan her kongre, eğitim programı, seminer v.b. puanlandırılmalı.Karnesi kötü olan hekim, yetkisizleştirilmeli.

8)      Eğitimler ve yetkilendirme sadece pratisyen hekimlere tanınmalı, dermatolog ve plastik cerrahlar dışındaki diğer uzmanların, uzmanlık sonrası bu hizmetlere kayışı engellenmelidir.

9)      Bu kliniklere sadece doktorlar ortak olabilmelidir.Sahiplerinden biri bile doktor olmayan kliniklere çalışma hakkı verilmemelidir.

10) Bu kliniklerde çalışacak hekimler tam gün süreli çalışan doktorlar olmalı.Diploma kiralama gibi spekülasyonlar ortadan kaldırılmalıdır.

11) Doktor istihdamından yakınılıyor ise, sadece mecburi hizmetini yapmış pratisyenlere bu eğitim hakkı ve yetkileştirme sağlanmalıdır.

12) Tıbbi cihaz, tıbbi olmayan cihaz ayrımı ve tarifleri net olarak yapılmalıdır.

13) Güzellik Uzmanı eğitimleri, yine bu eğitim hastaneleri ve fakülteler bünyesinde verilmelidir.

14) Güzellik salonlarının standartları yeniden tarif edilmeli, sıkı bir denetim prosedürü oluşturulmalıdır.Dernek olarak bu denetim sürecinde olabilmek talebimizdir.,

 

ÖZET VE SONUÇ

Taslak Yönetmeliğin eklerle yeniden düzenlenmesini ve buna göre ;

Madde 4 – ç bendi (Sağlık kuruluşu: Tıp merkezi ve poliklinik  statüsünde uygunluk belgesi alarak faaliyet gösteren ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kuruluşlarını) metninin içine “klinik” kelimesinin eklenmesi,

Madde 7 – poliklinik tarifi a bendi ile yapılırken,  b bendi eklemesi ile, en az bir tabip tarafından açılabilen  “klinik” tarifinin yapılması,

Madde 12 – 4 den sonra,  “klinik” standartlarına tanım ve eklerin getirilmesi,

Ek madde 3 – ( Bu Yönetmeliğin 46 ncı maddesi ile yürürlükten kaldırılan Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik kapsamında açılan merkezler ve salonlarda, her ne surette olursa olsun tıbbî uygulamaların yapılması ve tıbbî cihazların kullanılması yasaktır. Bu yönde tıbbî uygulama kapsamındaki işlemlerin tamamı, “güzellik veya estetik” ifadeleri kullanılmaksızın ve/veya ayrı bir ünite kurulmaksızın, hastaneler veya bu Yönetmeliğe göre açılmış tıp merkezleri bünyesinde yetki sahasına göre dermatoloji ile plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahî uzmanlık dallarının tıbbî uygulaması şeklinde yapılır.)metninden, ikinci satırdaki “merkezler” kelimesinin çıkarılmasını ve “…yetki sahasına göre eğitim almış pratisyen hekim, dermatoloji ile plastik rekonstrüktif ve estetik cerrahi uzmanlık dallarının tıbbi uygulaması şeklinde yapılır” şeklinde düzenlenmesini,

 

Arz ve talep ediyoruz.

 

MEDİKAL ESTETİK DERNEĞİ ©2006
Nispetiye Cad. Erdolen İş Merkezi No.38/14 1. Levent / Beşiktaş / İSTANBUL
Tel: 0 212 284 84 14 Fax: 0 212 284 84 15